Müslüman Kardeşler ve İdeolojileri

Müslüman Kardeşler Kimdir?

Müslüman Kardeşler Teşkilatı, 1928 yılında Mısır’ın İsmailiye kentinde bir il­kokul öğretmeni olan Hasan El Benna tarafından kurulmuştur. Günümüz İslam dünyasında en etkili, en yaygın ve en eski siyasal İslamî harekettir. Müslüman Kar­deşlerin kitleleri harekete geçirmedeki başarısı, büyük ölçüde sömürge geçmişi olan Ortadoğu coğrafyasında kullandığı Batı karşıtı ideolojik söyleme, İslam dininin sosyal adalet boyutunun öne çıkarılmasına ve buna uygun uygulamaların başarı ile pratiğe aktarılmasına dayanmaktadır. “Dava” olarak nitelendirilen ideolojik düşünce, esas itibariyle siyasal-ekonomik sistemi dini referans alarak yeniden düzenleme gayretini içermektedir.

Musluman Kardeşler Orgutu’nun, etkili bir siyasal guce donuşmesi, 1936-39 tarihleri arasında, Araplarla Siyonistler arasında yaşanan catışmalar sonrasında hız kazanmıştır.

Müslüman Kardeşler Teşkilatının Arap dilindeki resmi adı “İhvanı Müslimin Topluluğu ’dur. Teşkilat, başlangıçta dini alanlarda yardımlaşmayı esas alan bir eğitim ve gençlik teşkilatıydı. Mısır’da ve Ortadoğu genelinde o dönemde güçlenen milliyetçi ve sosyalist hareketlere karşı, İslam dininin evrensel ilkelerini savunma ve bu çerçevede işbirliğine gitme, Teşkilatın temel amacıydı. 

Müslüman Kardeşler teşkilatı, kuruluşunun ardından ilk dönemde Süveyş Kana­lı civarında faaliyet göstermiş, bölgedeki kent ve kasabalarda şube açmıştır. Teşkilatın kitlesel destek kazanması ve genişlemesi ise, 1932 yılında genel merkezin Kahire’ye taşınmasından sonra olmuştur. Öyle ki kuruluşundan 20 yıl sonra 1948 yılına gelin­diğinde şube sayısı 2 bine çıkmıştır. 1930’lu yılların ortalarından itibaren Müslüman Kardeşler hareketinin siyasal boyutu belirgin hale gelmiştir. İlk 10 yılda daha çok tebliğ ve sosyal yardım kurumu olarak faaliyet gösteren Teşkilat, sonraki yıllarda top­lum katmanları düzeyinde örgütlenmeye başlamış, doktor, eczacı, diş hekimi, tüccar ve öğretmen gibi meslek grupları üzerinden toplumun geniş kesimlerine ulaşmıştır. Bu yıllarda Teşkilat, daha çok okul, hastane, cami ve fabrika kurma gibi faaliyetlerle ilgilenmiştir. 1933 yılında, sadece örgüt üyelerinin hisse alabileceği bir hisse senedi piyasası oluşturulmuş, ilk kez ulusal ve uluslararası düzeyde İslami bir bankacılık sis­temi ve İslami bir ekonomi kurmak için çalışmalar başlatılmıştır.

Müslüman Kardeşler Teşkilatı kuruluşundan kısa bir süre sonra ülke dışında da örgütlenmeye başlamıştır. 1930’lu yıllarda Suriye, Ürdün, Kuveyt, Yemen, Pakistan, Kuzey ve Orta Afrika’daki bazı devletlerde ve Avrupa ülkelerinde Teşkilatın şubeleri açılmıştır.

Müslüman Kardeşler Hareketi, 1938’den itibaren yoğun ve kesif bir biçimde siyasi faaliyet göstermeye başlamıştır. 1930’lu yıllarda İn­giliz karşıtı siyasal faaliyetlere katılan Müslüman Kardeşler mensupları, 1940’lı yıllar­da ise parlamentoya girmeye karar vermişlerdir. Ancak rejim çeşitli yöntemler kullanarak Müslüman Kardeşler üye­lerinin seçimlerde aday olmasını engellemiştir.

Müslüman Kardeşlerin Mısır’da siyasal desteğini arttıran önemli olaylardan birisi de, Filistin sorunudur. Müslüman Kardeşler, Filistinlilere des­tek amacıyla 1948 yılında Nizamül Has adıyla silahlı mücahit grup oluşturmuşlardır İsrail devletinin kurulmasının ardından başlayan I. Arap-İsrail savaşına, Müslüman Kar­deşler mensupları fiilen katılmıştır. Teşkilat, bu dönemde aynı zamanda İsrail’e karşı cihat çağrısı yapmıştır. Bu çağrı üzerine İngiltere, ABD ve Fransa gibi ülkeler bu durumu protesto ederek, hükümetten Teşkilatı lağvetmesini istemişlerdir. Mısır hükümeti, baskılara dayana­mamış, “devlete karşı ayaklanma hazırlıkları içerisinde bulunduklarını” öne sürerek Müslüman Kardeşler Teşkilatının tüm şubelerini kapatmış ve mallarına el koymuştur.

Karardan bir ay sonra Başbakan Nukraşi Paşa, Teşkilat mensubu bir genç tarafından öldürülmüştür. Bu olaya tepki olarak 12 Şubat 1949 tarihinde Müslüman Kardeşlerin kurucusu Hasan el Benna, hükümet tarafından tertiplenen bir suikast sonucu haya­tını kaybetmiştir. Siyasi gerilimin yüksek olduğu bu dönemde, Müslüman Kardeşlere karşı operasyon yapılmış ve 4 bin üyesi tutuklanmıştır.

Müslüman Kardeşler, Hür Subaylar’ın Temmuz 1952’de darbe sonucu Kral Faruk yönetimini devirmesini desteklemiştir. Darbe ile işbaşına gelen yönetim, diğer siyasal partileri kapattığı halde, siyasi bir kuruluş olmadığını öne sürerek, Müslüman Kardeşler Teşkilatının faaliyetlerini yasaklamamıştır. çok geçmeden Hür Subaylar ile görüş ayrılıkları ortaya çıkmıştır. Müslüman Kardeşler, darbenin ardından bir İslam devletinin kurulmasını ve Hükümetin izlediği politikaların İslam esaslarına uygun olması gerektiği görüşünü savunuyordu. Nasır Yönetimi ise, Müslüman Kardeşlerin müdahalelerinden rahatsızlık duyuyordu.Bir süre sonra Müslüman Kardeşler Teşkilatı siyasi parti kabul edildi ve kapatıldı. Ayrıca “İngilizlerle gizli görüşme yapma” suçlamasıyla Müslüman Kardeşlerin lideri ve önde gelen mensupları tutuklanmıştır.

Hasan el Benna’nın ardından Müslüman Kardeşlerin lideri olan Hasen el Hudeybi, 1971 yılında serbest bırakılmış ve kısa bir süre sonra da vefat etmiştir. Yerine Ömer Tilmisani başkan seçilmiştir.Müslüman Kardeşler bu dönemde dergiler çıkararak faaliyet gösteriyordu.

1980’lı yıllarda Müslüman Kardeş­ler, bir yandan Arap-İsrail barış anlaşmasına karşı tutumunu korurken, öte yandan Parlamento’da temsil edilmek için çaba göstermiştir. 1984 yılında Vefd Partisi ile işbirliği sonucu Müslüman Kardeşlerin 6 üyesi parlamenter seçilmiştir

Teşkilat, 1995’de yeniden tutuklama operasyonları ile karşı karşıya kalmıştır. Teşkilatın gücü 1990’lı yıllarda özellikle öğrenci ve meslek gruplarında çok belirgin biçimde güçlenmiştir.

Musluman Kardeşler Orgutu’nun, 1996 yılında başına gecen Mustafa Maşhur olumune (2002) kadar gecen surede, orgutun butun yonetim kademelerinde bulunmuş ve orgutun siyasal donuşum politikasını oluşturmuştur. “Demir Şeyh” olarak da bilinen Maşhur’un olumu, Orgutu kısa süreli de olsa bir belirsizliğe itmiştir.

Siyasi olarak yasaklanmış olmasına rağmen bağımsız adaylarla katıldığı 2005 parlamento secimlerinde 88 sandalye kazanarak Mısır’daki en buyuk muhalefet grubu olmayı başarmıştır.

2011’de Müslüman Kardeşler 25 Ocak Devriminden sonra ilk siyasi partisi olan, Hürriyet ve Adalet Partisi kurdu. 2012 seçimlerinde ise partinin adayı Mursi, Mısır’ın demokratik yollarla seçilen ilk Cumhurbaşkanı oldu. 2013’te Sisi tarafından Mısır’da devrim oldu ve Mursi indirildi.Bugün Mursi hala hapishanede mahkum olarak yaşamaktadır. 

İDEOLOJİLERİ

Müslüman Kardeşler Teşkilatının ideolojisi, reformcu İslam anlayışına dayan­maktadır. Reform­cu akımın fikir babaları Cemalettin Afgani (1838-1997) ve Muhammed Abduh’dur Reformcular, esas itibariyle “Müslümanlar nerede hata yaptı? Müs­lüman toplumlar neden geri kaldı?” sorularına cevap arayan entelektüellerdir. Bu çerçevede İslam ülkelerinin, bilimde, teknolojide, iktisadi ve sosyal hayatta evrensel düzeydeki gelişmeleri neden takip edemedikleri ve neden Batının doğrudan/dolaylı egemenliği altına girdikleri sorgulanmaktadır.

Muhammed Abduh, geleneksel anlayışta kadınların geri planda kaldıklarını bu durumdan kurtulmak için kadınlara her alanda erkeklerle eşit haklar verilmesi ge­rektiği görüşünü ileri sürmüş, Müslüman toplumların ilerlemesi için Batının ilim ve teknolojisinin olduğu gibi alınmasını önermiştir.

Müslüman Kardeşler Hareketinin kurucusu olan Hasan El Benna, Müslümanların sosyal alanda etkilerini güçlen­dirmek amacıyla toplumda örgütlenmeye ihtiyaç olduğunu öne sürmüştür. İs­lam dünyasındaki yabancı hükümranlığına son vermenin tek yolu, İslamın kökenleri­ne dönmekten geçmektedir. Müslüman toplumların ve tüm insanlığın kurtuluşu buna bağlıdır. Önce fert inşa edilecek, ardından aile ve topyekûn toplum dinin öngördüğü çerçevede değişim geçirecektir. İslamın topluma siyasal bir sistem olarak gelmesi, bu bilince sahip kişilerin siyasal tercihleri sayesinde, yani seçim yoluyla olacaktır. İslam ülkeleri yabancılardan ve onlarla işbirliği yapan yerli işbirlikçilerden kurtulduktan sonra, kendi aralarında birlik kuracak ve ortak hareket edeceklerdir.

Hasan el Benna’ya göre temel hedef, sömürgeciler tarafından parça parça ay­rılmış Müslüman toplulukları bir araya getirmektir. Bunun yolu da, öncelikli ola­rak İslam topraklarının özgürleşmesinden geçmektedir. İslam toplumlarında geri kalmanın iki sebebi vardır: Batılılaşmış Müslüman aydınlar ve Avrupalı sömürgeciler. Benna’ya göre, Mısır’daki İngiliz işgali ve İsrail devletinin kurulmasının sebebi, Müslüman aydınlardır. Onlar, görevlerini yerine getirmemiş, toplumdaki bozulmayı önlemek için harekete geçmemişlerdir.

1980’li yılların ortalarından itibaren Müslüman Kardeşler arasında giderek yay­gınlaşan ve günümüzde de güçlü olan bir diğer ideolojik duruş, “Vasatiyye (Orta Yol)” olarak isimlendirilmektedir. Vasatiyye, şiddeti meşru kabul eden radikal İslami akım­larla laiklik arasında kalan ılımlı çizgiyi ifade etmektedir. Yusuf el Kardavi, bu ekolun en çok tanınan kuramcısıdır. Kardavi, İslam adına şiddet kullanmaya karşı çıkmakta, hoşgörüyü ve modern dünya ile uyumlu dini anlayışı savunmaktadır.

Müslüman Kardeşlerin, günümüzde Batı karşıtı olduğunu söylemek, abartılı bir yorumlama olacaktır. Müslüman Kardeşlere göre bu­gün Batıya ait değerlerin önemli bir kısmı İslam ile çelişmemektedir. Keza, Batıdaki bilimsel eğitimi de Müslüman Kardeşler teşkilatı faydalı bulmaktadır

Musluman Kardeşler Orgutu , Musluman toplumların geri kalmasının nedenini İslami hukumlerden uzaklaşılmasıyla bağdaştırır.


Siz de sizi etkileyen bir olayın fotoğrafını, kısa bir içerikle bize gönderebilir ve Görsel Hafıza ailesine katılabilirsiniz!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme